Çocukluk Çağı Lösemisinde Tedavi Başarısı %90’a Ulaştı

Sağlık (Düzce Meydan Gazetesi) - Haber Merkezi | 04.11.2026 - 09:19, Güncelleme: 04.11.2026 - 09:19
 

Çocukluk Çağı Lösemisinde Tedavi Başarısı %90’a Ulaştı

Doç. Dr. Hatice Mine Çakmak, 2-8 Kasım Lösemili Çocuklar Haftası'nda erken tanının önemini vurgulayarak ALL'de tedavi başarısının %90'a ulaştığını belirtti.
“ÇOCUKLUK ÇAĞI LÖSEMİLERİNDE TEDAVİ BAŞARISI ARTIYOR” Doç. Dr. Hatice Mine Çakmak, 2-8 Kasım Lösemili Çocuklar Haftası Dolayısıyla Açıklamalarda Bulundu Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı ile Çocuk Hematoloji ve Onkoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hatice Mine Çakmak, ‘2-8 Kasım Lösemili Çocuklar Haftası’ dolayısıyla yaptığı açıklamada hastalığın tanısı, belirtileri ve güncel tedavi olanakları hakkında önemli bilgiler verdi. Löseminin kemik iliğindeki kan hücrelerinin anormal çoğalmasıyla ortaya çıktığını belirten Doç. Dr. Çakmak, erken tanı ve eksiksiz sürdürülen tedaviler sayesinde günümüzde Akut Lenfoblastik Lösemi (ALL) hastası çocuklarda beş yıllık yaşam oranının yüzde 90'a ulaştığını ifade etti. "Lösemi, Çocukluk Çağı Kanserlerinin Üçte Birini Oluşturuyor" Çocukluk çağı kanserlerinin yaklaşık üçte birini löseminin oluşturduğunu aktaran Doç. Dr. Çakmak, bu yaş grubundaki lösemi vakalarının dörtte üçünün ALL türü olduğunu ve en sık 2-5 yaş arasında görüldüğünü dile getirdi. Hastalık belirtilerinin kan hücrelerinin işlevine göre farklılık gösterdiğini kaydeden Çakmak; geçmeyen halsizlik, solukluk, tekrarlayan ateş, nedensiz morluklar, burun ve diş eti kanamaları ile kemik ve eklem ağrılarına karşı aileleri uyardı. Ayrıca çocuklarda aniden gelişen topallama ve yürümek istememe durumlarının da dikkate alınması gerektiğini vurguladı. "Aileler Kendilerini Suçlamamalı" Löseminin kesin nedeninin henüz bilinmediğini, genetik ve çevresel faktörlerin hastalığın gelişiminde rol oynayabildiğini söyleyen Doç. Dr. Çakmak, hastalığın genellikle genetik yolla anne-babadan çocuğa geçmediğini belirtti. Çakmak, ailelerin çocuklarına tanı konulduğunda kendilerini suçlamamaları gerektiğini, hastalığın ailenin ihmali veya hatasından kaynaklanmadığını vurguladı. "Tedavinin Eksiksiz Tamamlanması Hayati Önem Taşıyor" Tedavi sürecinin hastaya özel planlandığını belirten Doç. Dr. Çakmak, ALL tedavisinin temelini kemoterapinin oluşturduğunu bildirdi. Tedavi süresinin kız çocuklarında yaklaşık 2.5 yıl, erkek çocuklarında ise 3.5 yıl olduğunu belirten Düzce Üniversitesi öğretim üyesi, kendini iyi hisseden hastaların tedaviyi kesinlikle yarım bırakmaması gerektiğine dikkat çekti. 1960'lı yıllarda yüzde 10'un altında olan ALL tedavi başarısının günümüzde yüzde 90 seviyelerine yükseldiğini ifade eden Çakmak, erken tanı ve doğru takip ile çocukluk çağı lösemilerinin büyük bir bölümünün başarıyla tedavi edilebildiğini sözlerine ekledi.
Doç. Dr. Hatice Mine Çakmak, 2-8 Kasım Lösemili Çocuklar Haftası'nda erken tanının önemini vurgulayarak ALL'de tedavi başarısının %90'a ulaştığını belirtti.

“ÇOCUKLUK ÇAĞI LÖSEMİLERİNDE TEDAVİ BAŞARISI ARTIYOR”

Doç. Dr. Hatice Mine Çakmak, 2-8 Kasım Lösemili Çocuklar Haftası Dolayısıyla Açıklamalarda Bulundu

Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı ile Çocuk Hematoloji ve Onkoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hatice Mine Çakmak, ‘2-8 Kasım Lösemili Çocuklar Haftası’ dolayısıyla yaptığı açıklamada hastalığın tanısı, belirtileri ve güncel tedavi olanakları hakkında önemli bilgiler verdi.

Löseminin kemik iliğindeki kan hücrelerinin anormal çoğalmasıyla ortaya çıktığını belirten Doç. Dr. Çakmak, erken tanı ve eksiksiz sürdürülen tedaviler sayesinde günümüzde Akut Lenfoblastik Lösemi (ALL) hastası çocuklarda beş yıllık yaşam oranının yüzde 90'a ulaştığını ifade etti.

"Lösemi, Çocukluk Çağı Kanserlerinin Üçte Birini Oluşturuyor"

Çocukluk çağı kanserlerinin yaklaşık üçte birini löseminin oluşturduğunu aktaran Doç. Dr. Çakmak, bu yaş grubundaki lösemi vakalarının dörtte üçünün ALL türü olduğunu ve en sık 2-5 yaş arasında görüldüğünü dile getirdi.

Hastalık belirtilerinin kan hücrelerinin işlevine göre farklılık gösterdiğini kaydeden Çakmak; geçmeyen halsizlik, solukluk, tekrarlayan ateş, nedensiz morluklar, burun ve diş eti kanamaları ile kemik ve eklem ağrılarına karşı aileleri uyardı. Ayrıca çocuklarda aniden gelişen topallama ve yürümek istememe durumlarının da dikkate alınması gerektiğini vurguladı.

"Aileler Kendilerini Suçlamamalı"

Löseminin kesin nedeninin henüz bilinmediğini, genetik ve çevresel faktörlerin hastalığın gelişiminde rol oynayabildiğini söyleyen Doç. Dr. Çakmak, hastalığın genellikle genetik yolla anne-babadan çocuğa geçmediğini belirtti. Çakmak, ailelerin çocuklarına tanı konulduğunda kendilerini suçlamamaları gerektiğini, hastalığın ailenin ihmali veya hatasından kaynaklanmadığını vurguladı.

"Tedavinin Eksiksiz Tamamlanması Hayati Önem Taşıyor"

Tedavi sürecinin hastaya özel planlandığını belirten Doç. Dr. Çakmak, ALL tedavisinin temelini kemoterapinin oluşturduğunu bildirdi. Tedavi süresinin kız çocuklarında yaklaşık 2.5 yıl, erkek çocuklarında ise 3.5 yıl olduğunu belirten Düzce Üniversitesi öğretim üyesi, kendini iyi hisseden hastaların tedaviyi kesinlikle yarım bırakmaması gerektiğine dikkat çekti.

1960'lı yıllarda yüzde 10'un altında olan ALL tedavi başarısının günümüzde yüzde 90 seviyelerine yükseldiğini ifade eden Çakmak, erken tanı ve doğru takip ile çocukluk çağı lösemilerinin büyük bir bölümünün başarıyla tedavi edilebildiğini sözlerine ekledi.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve duzcemeydan.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.