Melih Gökçek şu an ‘zurnanın’ son deliğinde.
Ne de olsa, bilinen son adresi Ankara Belediye Başkanı (!) olması; oysa önünde partinin Genel Başkanlığını, Dışişleri Bakanlığını, hatta Başbakanlığını yapmış kişi var: Ahmet Davutoğlu. Dolayısıyla Melih Gökçek SIRASINI bekleyecek.
***
Siyasetçinin “dün söylediği” ile “bugün bulunduğu yer” arasındaki mesafe, Türkiye’nin yakın siyasi tarihini anlamak açısından önemli bir arşiv niteliği taşıyor. Bize de bunları kayıt düşmek kalıyor.
***
Davutoğlu Dışişleri Bakanı’ydı, Konya’da konuştu:
‘Ak Parti yüzyıllarca devam edecek’,
‘İnşallah kıyamete kadar durdurulamayacak’
Bunu söyleyen Davutoğlu, pek yakında AKP’den kovulacak, parti kuracak, Kılıçdaroğlu’yla ittifak ortağı olacaktı.
***
Ve nihayetinde: Ahmet Davutoğlu yine konuştu:
“Benden sonraki bakanlar gibi bir kuruş haram lokma yemedim. Onlara da 'Haram lokma yemeyin' dedim. Yediler. Çevrelerini zengin ettiler. Damadını bakan yaptı. Akrabalarını zengin etti. Beş tane müteahhide Türkiye'yi peşkeş çekti."
***
‘Kutsal emanet’
‘Kutsal hıyanete’ dönüştü.
***
Bugünü anlamak için dün söylenen sözleri hatırlamak gerekir.
***
Hatırlatmak derken, yine düne bakarak, kayıt düşelim:
Mesela Numan Kurtulmuş. Meclis Başkanı.
Türkiye’nin mevcut yapısıyla başkanlık sistemine geçmesi halinde:
“Buradan bir demokrasi değil seçimle iş başına gelmiş krallık çıkar,” diyordu.
***
Mesela son olarak İçişleri Bakanlığı yaptı: Süleyman Soylu.
AK Parti hükümetine yönelik “paçalarından yolsuzluk akıyor”, Erdoğan’a yönelik ise “kendisini padişah olarak görüyor” diyordu.
***
Hakaret türü sözleri tabii ki kullanmıyoruz. Doğru da olmaz.
***
Daha yok mu? Olmaz mı?
Daha yeni başladı. Sırasıyla
