24 Temmuz 2026’dan önce kimse Yeni Parti'li değildi; çünkü ortada henüz böyle bir parti yoktu. Lakin partinin CHP’den koparak kurulduğunu, gerek kurucularının gerekse il ve ilçe teşkilatlarının yine CHP’den ayrılan ya da ihraç edilen isimlerle şekillendiğini unutmamak gerekir.
Yeni partililerin bu büyük kopuşu, CHP’yi Meclis’teki 44 sandalye sayısı ile 5. sıraya geriletirken; Özgür Özel liderliğindeki Yeni Parti’nin kurulduğu anda 91 milletvekili ile ana muhalefet partisi konumuna yükselmesini sağladı.
Tabii partinin Anadolu’daki kurumsallaşma çalışmaları henüz tamamlanmış değil. Atama yoluyla göreve gelen il başkanları, teşkilatlarında genel kurulları tamamlamakla yükümlü kılındı. Bu süreçte ya seçilerek güven tazeleyecekler ya da görevi seçilen yeni başkana teslim edecekler.
Bu kısa özetin ardından, pazar günü gerçekleştirilecek olan Düzce İl Başkanlığı yarışına gelelim... Düzce’de Yeni Parti il başkanlığı için üç aday yarışacak: Kurucu başkan sıfatıyla doğal aday olan Özcan Dağıstanlı, Mali Müşavir Birol Aksu ve İş İnsanı Salih Dindar.
Özcan Dağıstanlı’yı, 2023 genel seçimlerinde Milletvekili Adayı Talih Özcan’ın basın sorumlusu olarak çalıştığım dönemde, CHP Merkez İlçe Başkanlığı görevindeyken tanıdım. Genel seçimlerin hemen ardından yapılan il kongresinde, örgüt içinde kabul görmüş bir isim olarak il başkanlığına seçildi. 2024 yerel seçimlerinde ise belediye başkan adaylığı noktasındaki kararlı duruşuyla örgütün desteklediği ismi öne çıkardı. Milletvekili Talih Özcan’a rağmen "Örgüt ne derse o" diyerek örgütün tercihini pusulaya yazdırmayı başardı.
Bu başarı, beraberinde elbette yeni beklentileri de getirdi. Ancak ana muhalefet olmanın gerektirdiği eleştirel muhalefet noktasında zayıf kalması ve AK Parti yönetimlerine karşı yeterince sert bir duruş sergileyememesi çokça sorgulandı.
Özellikle Antep Caddesi’nde yer alan restorana aldığı belediye ruhsatına dair şaibeler yöneltildi ve sert eleştirilere maruz kaldı. Kendi açıklaması olan "Ben mülk sahibi olarak kiraladım; ruhsatı alan kiracıdır. O da belediyeden işletme ruhsatı değil, Tarım İl Müdürlüğü’nden alkol satış ve servis ruhsatı almıştır" söylemini kamuoyuna yeterince duyuramamış olması, bu iddiaların üzerinde kalmasına yol açtı.
İhraç edilene kadar CHP yönetiminde, sonrasında ise Yeni Parti’de atanmış il başkanı olarak ciddi emek verdiğini belirten Dağıstanlı, "En azından bir dönem başkanlık yapmak hakkımdır" diyerek adaylığını ortaya koydu.
Mali Müşavirler Odası Başkanlığı, birçok sivil toplum kuruluşu ve spor kulübündeki liderliğiyle Birol Aksu, Düzce’de her dönem isminden söz ettirebilmiş bir profil. Adaylık sloganında vurguladığı "50 yıllık tecrübe", öyle laf olsun diye söylenmiş bir söz değil. Verdiği siyasi mücadelenin bedelini yeri geldiğinde özgürlüğünden ödün vererek ödemiş, 12 Eylül’ün acımasızlığını bizzat tatmış bir hayat hikayesine sahip.
Tabii zaman değişti, ülke büyük oranda kabuk değiştirdi. O eski sert sol söylemler yerini daha ılıman ve merkezde bir siyasete bıraktı. Aksu’ya yönelik eleştiriler de tam bu noktada başlıyor. Kendisinin hâlâ fazla sert bir söyleme sahip olduğu, hatta bu profilin partiye zarar verebileceği yönündeki yorumları göz ardı edemeyiz.
Yazıyı çok uzatmadan diğer aday Salih Dindar’a gelmek istiyorum. Şahsen bir teşrikimesaimiz olmadı; kendisinin iş insanı olduğunu öğrendim. Ticaret hayatına dair söylenecek çok bir şey yok; ticarette her şey insanın başına gelebilir. Ortaklarınızla davalık da olabilirsiniz, konkordato da ilan edebilirsiniz, sil baştan yeniden de başlayabilirsiniz. Kimse "Benim başıma gelmez" diyemez.
Siyasi geçmişine baktığımızda ise araştırmalarımıza göre bugüne kadar herhangi bir siyasi partide aktif görev almamış bir isim. Ne gençlik kollarında ne de ilçe/il kurullarında adı geçiyor. Atatürkçü ve cumhuriyetçi bir çizgide olduğuna dair beyanlar sunuyor; Köy Enstitülü bir babanın oğlu olduğunu, ÇYDD bursuyla okuduğunu ifade ediyor. Ancak geçmişine baktığımızda esasen kendini işine adamış bir portre görüyoruz. Nitekim bazı partililerin "Paraşütle inmek istiyor" eleştirileri de buna işaret ediyor.
Yeni Parti evet, yeni bir oluşum; ancak CHP tedrisatından geçenlerin ve sosyal demokrat çizgide yürüyenlerin ağırlıkta olduğu bir parti gerçeğini inkar edemeyiz. Genel Başkan Özgür Özel’in "Atatürk ile sorunu olmayan herkes katılabilir" vurgusuna rağmen, sağ gelenekten gelen isimlerle ekip kurarak en tepeden siyasete girmeye çalışmak parti içinde ciddi bir rahatsızlık yaratmış durumda.
Dindar’ı desteklemek adına başka partilerden gelen birçok üyenin, Dindar’ın seçilememesi durumunda istifa edeceği söylentileri dolaşırken; seçilmesi halinde parti içinde ciddi kopuşların yaşanacağını kestirmek için özel bir yeteneğe gerek yok. Hatta 2023 seçimlerindeki gibi olası bir ittifak durumunda, ittifak ortağı başka bir parti yönetiminin kendisiyle çalışmamak adına aynı masaya oturmama noktasında irade göstereceği kulislerde konuşuluyor.
Üstelik yola diğer aday Birol Aksu ile çıkıp ardından ayrılarak yeni bir ekip oluşturması, siyasi güven ve istikrar noktasında soru işaretlerini beraberinde getiriyor. İş insanı olmasından kaynaklı maddi olanaklarının kendisini başkanlığa taşıyıp taşımayacağı, seçildiği takdirde partiyi bir seçim sürecine hazırlayıp hazırlayamayacağı ise merak konusu.
"Sen Yeni Parti’nin içini bilirsin, ne görüyorsun?" diyen dostlara genel bir cevap olması amacıyla bu yazıyı tamamen objektif bir süzgeçten geçirerek kaleme almaya çalıştım.
Kimse küsmesin, kızmasın...
Kalın sağlıcakla.
