22 Kasım 2023 - Çarşamba

İRİ ZARARLI BİR LAĞIM FARESİ İLE İYİLERİN ŞEN ŞAKRAK MÜCADELESİ

Bugün pek bilinmedik bir hikayeden bahsedeceğim. Hikayenin ismi ''ŞEHİRDEKİ İRİ VE ZARARLI, AYNI ZAMANDA SAHİPLİ BİR LAĞIM FARESİ İLE İYİLERİN ŞEN ŞAKRAK MÜCADELESİ''

Yazar - Bülent SERDAROĞLU
Okuma Süresi: 5 dk.
Bülent SERDAROĞLU

Bülent SERDAROĞLU

bulentserdar81@gmail.com -
Google News
 Dostlar hikaye bu ya! Ezberlemeye değil, anlatılanı anlamaya gayret sarf etmek lazım diyor ve hikaye ye geçiyorum.
 
Güzel mi güzel, şööyleee yaşanası güzellikte bir şehirde, zamanın birinde (çok da uzak bir zaman olmasa gerek) tam manası ile bir danışman furyası başlamış. Kim danışıyormuş, ne danışılıyormuş, niçin danışılıyormuş yada danışılıyor muymuş, inanın hiç belli değilmiş.
Danışman diye sunulanların da hep bir gariplikler içeren hikayeleri varmış, anlayacağınız teşbih de hata olmaz ''NE İDÜĞÜ BELİRSİZ'' ler peydahlanmış şehre.
Herkes merak içerisinde ne danışılacak da ilham verecekler diye beklerken,
O teşbihli ne idüğü belirsizlerden biri, NEMACILAR HAREKETİNİN namı diğer ÜZengirli'si,  CESURLAR HAREKETİ mensuplarını üzebileceği yanılgısına kapılmış,malumun ilanı gibi olacak fakat ısmarlama olduğu cümle alem tarafından bilindiğinden; üzülmek ne kelime, hesaba katan bile olmamış. Llakin O yılmamış ısrarla kendisine icazet ile verilen kuytu köşesinde pis kokular içerisinde boş lakırdı üretircesine sadece ama sadece tek bir konu, tek bir başrol üzerine iğrenç yakıştırmalar ve söylemler ile cerahat kusmaya devam etmiş.
Birrr, ikiii, üççç, beşşş, onnn, on beşşş, yirmi beşşş derken, her ne kadar konulara başrol seçilen olanı biteni pek kâle alıp umursamasa da, konu içerisindekilerin sabrı da kalmamış artık, Zira üslup öyle iğrençlik, öyle karaktersizlik içeriyormuş ki, Şehrin akillerinin bile tahammül sınırı tıkanmış.
Eee tabi neticede olan olmuş, günlerden bir gün bir tanesi hakkının hakkını hakkıya vermek lazım diyerek başlamış söylemeye.
          Oyyy Yiğidim benim, sen ne ağzı pis, üretme kabızı,  zât-ı muhterem midir, nedir bilinmezlerdensin böyle.  Ülkede ve bu şehirde hiç mi, başka mevzu yok, yemeden içmeden, her boşlukta ağız dolusu pislik saçman, ağız dolusu insanların üzerine kusman mı gerekiyor, yoksa sahibinden aldığın talimat bu mudur?
         Bu ne rezillik, bu ne kepazelik, bu ne aymazlıktır. Sana, seni ham yaparlar demiştim daha önce ama kulağına gitmemiş yada anlamamışsın. Gerçi bende kulağına gitsin diye değil, bir kenarda not olsun diye yazmıştım. Şimdi de o notun yanında dursun diye, o boş beleş çirkin ağzının bulunduğu kafanın yanına not olsun diye söylüyorum. O senin kirli ağzının başarı ile biten bir sonu yok bu şehirde bilesin, lağım faresi misali lağım pisliği ile dolu sözler sarf eden o ağız, lazım değil bu şehre.
Sözde danışman etiketi altında tüm şehre "HÜPLENME" hissi veren konuların bekçiliğini yapıp bir yandan da "HÜPLEYİP" arta kalan zamanda da sadece o hüpleme hikâyesini işaret edenlere ettiğin çirkin ve kokuşmuşluk dolu pislik söylemlerin ve sahibin ile birlikte arkana bakmadan defolup gideceksin.                                                                                                                               
        Biz mi? Biz dostlar ise onlarca yıldır olduğu gibi selam sabah sahipleri, birbirlerini sevip sayanlar, hal hatır soranlar olarak biz bize, mutlu mesut sulh içinde yaşayacağız, senin anlayacağın dün de yoktun, yarında olmayacaksın. Bu şehre sizin gibi toplumdan kopmuş, vatandaşın halinden sorunlarından bihaber, lord görünümlü fordlar lazım değil. Hııı bu arada sana bir haber vereyim. "Arka cenahındaki gaybın derunundaki parçe-i nardan kopan bir şerare şahsının istikametine tevcihlenerek eteğine sirayet etmiş ve dahi mabadına intikal etmiş, revan hale gelmek üzre eli kulağında" bilgin olsun.DEMİŞ ve Hikayede burada bitmişşşşş.

Tüm okuyuculardan ''PİS-PİLİK-LAĞIM-KUSMUK vb.'' kelimelerin hikaye içerisinde bulunma zorunluluğundan ötürü özür diliyor, ''Elde edilen hak kutsaldır'' dan yola çıkarak, ''Hakkı teslim etmekte gerekliliktir.'' düsturunu kullanmakta bir yanlış görülmemes gerektiğini düşündüren bir hikaye olarak kabul edilmesini rica ediyorum.
Lütfen sürç-i lisan ettiysem affedin.

Saygıyla, sevgiyle, sıhhatle kalın.
 
 
#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.